Sinüzit, kafa ve yüz kemiklerimizin içinde bulunan boşluklardır. Bu boşlukların burun içi ile beraber virüs yada bakteriler tarafından iltihaplanmasına sinüzit denir. Akut ve sub-akut olarak isimlendirilen erken safhalarda hastalık  tedavi edilmediği taktirde hastalığın son evresi olan kronik safhaya geçebilmektedir. Kronik sinüzit rahatsızlığının tedavisi için kullanılan antibiyotiklere cevap alınamadığı taktirde genellikle ameliyat seçenekleri tercih edilmektedir. Ancak rahatsızlığın kronik olan evreye geçiş yapmadan önce tanımlanarak tedavisinin gerçekleştirilmesi de mümkündür. Kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı hekimler tarafından gerçekleştirilen tedaviler hastalığın akut, subakut veya kronik dönemlerinde farklı şekillerde ve sürelerde  yapılabilmektedir. Sinüzit rahatsızlığına eşlik eden; allerji, burun kemiği eğriliği ve burun poliplerinin de beraberinde tedavi edilmesi gereklidir.

Allerji sinüzit ilişkisi

Allerji olmaksızın oluşan sinüzitlerde  tedavilerde genellikle çeşitli antibiyotikler  tercih edilmektedir. Bazı hastalarda burun içi dokuların ısı değişimi,polen, evcil hayvan tüyleri ve bazı yiyeceklere karşı gelişen allerjiye bağlı şişmesi nedeni ile sinüzit tedavisine allerji tedaviside eklenmelidir. Özellikle alerjik bir bünyeye sahip olan kimselerde de bu rahatsızlığa sıklıkla rastlanmaktadır.  Allerjik hastalarda burun tıkanıklığı, baş ağrısı, geniz akıntısı koku almada azalma gibi belirtilere  burun kaşıntısı ve hapşırma  gibi allerjik  belirtiler eşlik edebilmektedir.

Alerjik rinit ile  sinüzitin ilişkisi varmı?

Allerjik rinit genellikle  kendini özellikle ilkbahar ve sonbahar gibi mevsim dönüşümlerinde  göstermekle beraber bazı kişilerde yıl boyu allerji de görülebilmektedir.  Mevsim dönüşümlerinde görülen allerjik rinitlerin çoğu polenlerin  insanın havayı solumaları neticesinde rahatsızlanmalarına yol açmasına bağlıdır.  Meydana gelen rahatsızlık genellikle saman nezlesi olarak bilinmektedir. Ancak bu polenlere karşı olan alerjiden dolayı burun ve sinüslerin ödemlenmesi ve tıkanmasına bağlı olarak  burunun havalanma ve kendini temizleme fonksiyonları bozulur. Bu duruma ek olarak hastanın bakteri veya virüsler ile jarşılaşması neticesinde sinüzit rahatsızlığı daha kolay meydana gelmektedir.  Akut, hastalığın başlangıç aşamasıdır. Bir başka deyişle hastalığın ilk dört ila altı günlük olan süresini kapsamaktadır. Bu süre içerisinde gerekli olan önlemler alınmazsa ya da uzman hekimlere danışılmazsa alerjik sinüzit boyut değiştirerek kronik hale gelebilmektedir. Hastalığın kronik hale gelmesi ise tedavisinin zorlaşması demektir.

Sinuzit Alerjisi BelirtileriBelirtileri

Alerjik rinitin eşlik ettiği sinüzit normal sinüzit ile hemen hemen aynı belirtilere sahiptir. Sinüs kanallarının ve boşluklarının iltihaplanması olan rahatsızlıklarda sadece nedenler değişiktir. Sinüzit genellikle nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra ortaya çıkmaktadır. Alerjik olanlar ise nezle olmaksızın burun tıkanıkığı, akıntı, kaşıntı ve hapşırma belirtilerini gösterebilmektedir. Bu hastalarda nezlede olan halsizlik kırgınlık vücut ağrısı gibi belirtiler olamamaktadır.

  • Kaş ve burun çevresinde ağrı,
  • Yüzün öne eğilmesi sonrasında ağrının şiddetlenmesi,
  • Renkli burun akıntısı,
  • Geniz akıntısında artış,
  • öksürük nöbetleri,
  • Ateş,
  • Halsizlik,
  • Diş ağrısı bilinen sinüzit belirtileri arasında bulunmaktadır.

Maddeler halinde sıralanmış olan belirtiler sıradan bir nezle ile karıştırılabilmektedir. Bu da pek çok kimsenin uzmanlara danışmak yerine bitkisel tedavilerle rahatsızlıklarını evde atlatmak isteklerine yol açmaktadır. Ancak alerjik rinite eşlik eden  sinüzit sıradan bir nezle olmadığı için uzmanlara gitmemek sadece sinüzitin bir evre daha ağırlaşmasına yol açmaktadır. Bundan dolayı özellikle bahar aylarında yukarıda sayılmış olan belirtileri kendilerinde gören kişiler, hastalık henüz erken/akut aşamasında iken bir uzmana başvurmalıdır. Böylece tedavi süreci daha kısa  zaman alacaktır.

Tedavisi

Genel sinüzit tedavisi ve alerjik rinit ile beraber olan sinüzit tedavisi birbirlerine benzemekle beraber bazı farklılıkları vardır.  Ancak hastalığın kaynakları farklı olduğu için tedavi yöntemleri de değişim göstermektedir. Öncelikle genel sinüzit tedavisinde hekimler, hastalığın hangi evresinde olduğuna bağlı olarak antibiyotik tedavisini tercih etmektedir. Çünkü hemen her mevsimde yaşanabilen bu rahatsızlıkta kaynak, nezle ya da griptir. Ancak alerjik olan sinüzitlerde kaynak dönemsel şekilde kendini gösteren polenlerden ileri gelmektedir. Bundan dolayı hekimler tedavi sürecinde antibiyotiklerden ziyade alerjinin ortadan kalkmasına yardımcı olacak ilaçları tercih etmektedir. Tercih edilen ilaçlar aynı şekilde rahatsızlığın hangi evrede olduğuna göre değişim gösterebilmektedir. Ayrıca bu tip alerjiler her bahar ayında kendini yinelemektedir. Bireylerin bünyeleri alerjik bir yapıya sahipse, aşı olmaları önerilmektedir. Uzmanlara danışarak yapılan aşılar neticesinde alerjik sinüzitten korunabilmektedir.

Alerjik sinüzite ne iyi gelir?

Alerjik sinüzite iyi gelen şeyler hastaların bahar aylarını daha iyi şekilde geçirmelerini sağlamaktadır. Bunun yanı sıra hastaların kendilerini korumaları da çok önemlidir. Bilindiği üzere polenler sabah saatlerinde daha yoğun olarak görülmektedir. Bu saatlerde dışarı çıkmamak, alerjileri olan kişilerin dikkat etmesi gereken şeyler arasındadır. Ayrıca fark edilmese bile polenler kişilerin saçlarına ve vücutlarına yapışmaktadır. Zerrelerden kurtulmak ve alerjilerin boyutunu artırmamak için günlük olarak duş almak önerilmektedir. Burun içlerinin temiz su ya da doktorun tavsiye ettiği spreyler ile temizlenmesi de alerjik olan sinüzit rahatsızlığına sahip olan kişilere iyi gelmektedir.