Sinüs Tümörleri

Sinüs tümörleri burun içinde ve çevresinde pek çok farklı rahatsızlık görülebilmektedir. Sinüzit bu alanda burun ile alakalı olarak en çok görülen hastalıkların başında yer almaktadır. Sinüzit, hastalık oluşumu bakımından sinüsler ile doğrudan alakalıdır. Sinüsler, kısaca tanımlamak gerekirse içlerinde hava boşlukları olan dokular olarak nitelendirebilmektedir.

Sinüs Tümörleri

Sadece burun yanlarında değil alında, genizde ve göz çevresinde de sinüslere rastlanmaktadır. İçlerinde hava boşlukları olan dokular, küçük kanallar ile burun içine bağlanmaktadır. Burun içine giden kanallar ile mukus transferleri gerçekleştirilmektedir. Sinüslerin günlük olarak ortalamak yarım litre gibi bir oranda mukus ürettikleri bilinmektedir. Salgılanan mukuslar sağlıklı bir bireyde kanallar sayesinde burun içine ulaştırılmaktadır. Ancak kanalların tıkalı olması belli başlı belirtiler neticesinde sinüzit rahatsızlığının oluşmasına yol açmaktadır. Farklı türleri ve tedavi yöntemleri olan sinüzit, tümör olarak da kendini gösterebilmektedir.

Sinüs TümörleriSinüs içlerinde meydana gelen tıkanıklıklar neticesinde oluşan sinüzit, erken aşamalarda kolay bir tedavi yönteminin belirlenmesini sağlamaktadır. Ancak hastalığın ilerlemesi ya da değişik şekillerde görülmesi tedavinin değişimine neden olmaktadır. Bu kapsamda sinüs çevrelerinde oluşan tümörler tedavinin değişmesinde etkili olan temel nedenlerin başında yer almaktadır. Tümörün tedavi edilebilmesi için öncelikle iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Yapılan araştırmalara göre burun çevresinde meydana gelen tümörlerin büyük bir bölümünün iyi huylu olduğunu sonucuna ulaşılmıştır. Var olan sinüs tümörleri;

  • Paranazal sinüs tümörleri,
  • Maksiller sinüs tümörleri,
  • Piriform sinüs tümörleri olarak farklı başlıklar altında incelenebilmektedir.

Tedavi ve tanının gelişmiş bir şekilde yapılabilmesi açısından uzman bir hekimin tümör şekli hakkında kesin bir karara varması gerekmektedir. Bu karar ise ancak detaylı şekilde yapılan muayenelerin neticesinde verilmektedir.

Paranazal Sinüs Tümörleri

Sinüsler bahsedildiği üzere sadece yüzün belli bir alanında bulunmamaktadır. Burun kenarları başta olmak üzere pek çok farklı yüz bölümünde sinüslere rastlanmaktadır. Sinüslerin bulundukları yerler ise tıbbi açıdan anlaşılması için değişik isimler ile belirlenmektedir. Paranazal sinüs olarak belirlenen sinüsler, burun kenarlarında çiftli şekilde bulunan sinüslerden meydana gelmektedir. Mukus aktarımı burun içinde olduğu için herhangi bir sinüzit hastalığından da sinüs tümöründen de en çok bu kısımlar etkilenmektedir. Sinüs kanseri olarak da bilinen bu tümör için farklı nedenlerin ortaya sürüldüğü bilinmektedir. Sigara kullanımı ya da endüstriyel kimyasal ürünler içerisinde çalışmak, sinüs kanserinin en çok görülme nedenlerinden biridir. Ayrıca kanserin hemen her türünde olduğu gibi sinüs kanserinde de erken tanıların hayatta kalma ihtimalini oldukça büyük oranda artırdığı bilinmektedir. Peki, bu kanser türü için erken tanı nasıl yapılır?

Paranazal Sinüs TümörleriParanazal sinüs tümörlerinin tanısının konulmasında farklı yöntemlerin olduğu bilinmektedir. Pek çok hekim elinde bulunan imlanlar çerçevesinde yöntem seçimi açısından net bir karar varmaktadır. Ancak temel sinüzit rahatsızlıklarında olduğu gibi tümör tanılarında da burun endoskopilerinden yardım alınmasına sıklıkla rastlanmaktadır. Yöntemin daha çok tercih edilme nedenleri pratik ve kesin sonuçlu olmasından ileri gelmektedir. Uzman hekimlerin bu yöntem için oldukça ince bir kablo benzeri tüp kullandıkları bilinmektedir. Tıbbi gelişmeler neticesinde kullanılmaya başlayan bu tüpün uç kısımda net bir görüntü alımını sağlayan ışık ve kamera yer almaktadır. Böylelikle doktorlar burun deliklerinden giriş yaparak sinüs tümörleri hakkında yer ve boyut tayini yapabilmektedir. Üstelik işlemler kısa süre içerisinde ve acısız bir biçimde sona ermektedir. Bundan dolayı hastalar kendilerine yapılan endoskopi işlemlerinden ötürü herhangi bir rahatsızlık hissi duymamaktadır.

Maksiller Sinüs Tümörleri

Maksiller sinüs tümörleri üst solunum yollarında oluşan ve sıklıkla rastlanan sinüs tümörleri arasında yer almaktadır. Maksiller, kafatasının bölümlerinden biri olarak bilinmektedir. Yerinin gözaltları ve burun üst kenarlarının olduğu kısım olarak tanımlanması ile bölümün kısa süre içerisinde tayin edilmesi mümkündür. Maksiller sinüs tümörleri ise maksiller bölümü üzerinde bulunan sinüs dokuları üzerinde tümör olgularının rastlanması sonucunu oluşturmaktadır. Kanser hücrelerinin tespit edildiği hastalarda hayatta kalma yüzdeleri aynı oranlarda değildir. Tümörün hangi aşamada ile fark edildiği hayatta kalmak açısından büyük bir önem taşımaktadır. Kanser türlerinin genelinde önemli belli olan erken teşhis maksiller tümörlerinin tedavisinde de kendini göstermektedir. Ayrıca kanserin iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğu da tedaviden alınan sonuçların ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Maksiller tümör tedavilerinde standart olarak cerrahi operasyonlar ile tümörün alınabilen kısımları temizlenmektedir. Sonrasında yapılan radyoterapi işlemleri neticesinde ise hücrelerin tamamen temizlenmesi sağlanmaya çalışılmaktadır.

Maksiller Sinüs TümörleriBilinen kanser türlerinin bir kısmında erken tanı imkânı oldukça yüksektir. Ancak maksiller sinüs kanseri açısından erken tanı her daim mümkün olmamaktadır. Çünkü bu tümörler vücut içerisinde sıklıkla rastlanan tümörler arasında değildir. Tanıları da buna bağlı olarak kanserin ileri seviyelerinde konulmaktadır. İlerleyen seviyelerde tedavi şansı bir hayli düşük olduğundan dolayı da kişilerin hayatta kalabilmek şansları azalmaktadır. Erken tanı için artık gelişmiş tekniklere başvurulmaktadır. Gelişmiş teknikler arasında endoskopi oldukça faydalı sonuçlar vermektedir. Burun kanallarından yapılan endoskop işlemleri neticesinde tümörün yerinin yanı sıra büyüklüğü ve ne derecede ilerlemiş olduğu da anlaşılabilmektedir. Ayrıca artık bilgisayarlı tomografi cihazları ile de bu kanserin tespiti gerçekleştirilebilmektedir. Böylelikle hastaların maksiller sinüs tümörleri karşısında yaşama şansları geçmiş yıllara göre büyük oranda artırmıştır. Yaşam oranlarının artmasında yenilenen tedavi yöntemlerinin de etkisi büyüktür.